Daralmış bir kalbe gelen ilahi genişlik mesajı
İnşirah Suresi, insan ruhunun en kırılgan anlarına hitap eder. Yük altında ezildiğini hisseden, yolunu kaybetmiş gibi olan, sabrının sınırında duran kalbe konuşur. Bu sure, zorluğun geçici, ferahlığın ise ilahi bir vaade bağlı olduğunu bildirir.
Ayetler art arda okunduğunda bir öğüt değil, bir **hatırlatma** hissi verir. Allah, kuluna yaşadığı sıkıntıyı inkâr etmez. Tam tersine onu görür, kabul eder ve arkasından yol açar.
“Senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Belini büken yükünü üzerinden almadık mı? Senin şanını yüceltmedik mi?”
“Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, zorlukla beraber mutlaka bir kolaylık vardır.”
“O hâlde bir işi bitirdiğinde hemen diğerine yönel. Ve yalnızca Rabbine yönel, O’ndan iste.”
İnşirah Suresi, insanın iç dünyasında yaşadığı baskıyı “göğsün daralması” ile tarif eder. Bu ifade modern psikolojideki kaygı, bunalmışlık ve tükenmişlik hâllerine şaşırtıcı derecede yakındır.
Sure, rahatlamayı dış koşullara bağlamaz. İçsel bir açılma vaat eder. Göğsün genişlemesi, olayların değişmesinden önce kalbin dayanma gücünün artmasıdır.
Ayetin iki kez tekrar edilmesi tesadüf değildir. Zorluk tek, kolaylık ise çoktur. Bir sıkıntının içinde birden fazla çıkış kapısı vardır. İnsan çoğu zaman sadece yükü görür, beraberindeki ferahlığı fark etmez.
Bu ayet, beklemek değil **dayanmak** öğretir. Sabır pasif bir bekleyiş değil, sürecin içinde ayakta kalabilme becerisidir.
İnşirah Suresi, başarıdan sonra rehaveti değil, yönelmeyi öğütler. “Bir işi bitirdiğinde hemen diğerine yönel” ifadesi, insanın boşlukta kalmaması gerektiğini hatırlatır.
Son ayet ise tüm çabanın merkezini belirler. İnsan çalışır, gayret eder, yorulur ama beklentisini yalnızca Rabbine bağlar.